Perşembe, Aralık 9, 2021
Ana Sayfa12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 43 Cevabı

12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 43 Cevabı

12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 43 Cevabı yazımıza ulaşmak için lütfen sitemizi ziyaret ediniz. Eğitim Baykuşu Türkiye’nin en yeni eğitim ve bilgi sitesi.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 43 Cevabı

Aşağıda verilen metni göz önünde bulundurarak soruları cevaplayınız.

TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI

Durum çok korkunç bir hâl alıyordu. Yüz bin kişilik bir Yunan ordusu, bütün araç ve gereçleriyle, Ankara’ya gelmek istiyordu. Hatta Ankara’da bazı İngiliz subaylarına ziyafet vereceklerini söyleyerek onları davet etmişlerdi. Türk ordusu yirmi bin kişilikti. Ateş gücü Yunanlıların yarısından azdı, taşıma araçları çok kıttı, silahları derece düşüktü. Bu, son debelenmeydi. Ya son bir saldırıya geçmek ya da silinip gitmek gerçeği ile karşı karşıyaydık. Ankara’dan Sarıköy’e kadar küçük bir alan Türklerin elinde kalmıştı. Kömür hemen hiç yok gibiydi. Askerin ihtiyacı için kullanılan trenler odunla işliyordu. Vagonlarda oturacak yerler hep tahta, pencereler kırıktı. Her yer tahtakurusuyla doluydu. Her istasyonda orduya katılacak olanlar geliyor, kadınlar arkalarından koşuşarak ağlıyorlardı. Trendeki erkekler içlerindeki büyük kudrete karşın, pek de umutlu görünmüyorlardı. Yunanlıların yirmi bir uçağı vardı. Bizim bir uçağımız vardı; onun da benzini eksik, makinası bozuktu. Havacıların sadece getirdikleri haber değil, Yunan uçaklarına ve ulaşım kollarına yaptıkları saldırılar da son derece önemliydi.
Köy yolları karanlık, çamur içinde. Ay batmış gece yarısı oluyor. Bir subay beni Mustafa Kemal Paşanın karargâhına götürdü. Mustafa Kemal Paşa, oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı. Çünkü kaburga kemikleri hâlâ ağrılar içindeydi. Mustafa Kemal Paşaya doğru, kalbimde gerçek bir saygıyla gittim. O kendi hâlinde odada, bütün gençliğin bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını simgeliyordu. Ne saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret onun o odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz. Gittim, elini öptüm.
25 Ağustosta savaş başladı. İlk günleri, Yunanlılar ufak tepeleri birer birer ele geçiriyorlardı. Mustafa Kemal Paşa onların Çal Tepesini alıncaya kadar korkulacak bir şey olmadığını, fakat Haymana’ya girerlerse bizim de kapana tutulacağımızı söyledi. Fevzi (Çakmak) Paşaya Mustafa Kemal Paşanın evinin önünde rastladım. Onda zaferimize karşı o kadar büyük bir güven vardı ki bu insana umut veriyordu.
Bir hafta geçmeden Çal Tepesi düştü. Korkunç bir sessizlik. Mustafa Kemal Paşanın gözleri o gece anlatılamayacak kadar acı içindeydi. Kemalettin Sami Paşa kendisinden sayıca üç kat fazla, üç Yunan tümeniyle dövüşüyordu. Gece yarısı, Mustafa Kemal Paşaya telefon ederek cephane istedi. Fevzi Paşa ise Yunanlıların geri çekileceklerinde ısrar ediyordu. Fevzi Paşanın hakkı vardı. Ertesi gün Yunanlılar Haymana’ya saldıramayacak kadar yorgundular.

  • Cevap:

12. Sınıf İnkılap Tarihi Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları 43 Cevabı yazımıza ulaşmak için lütfen sitemizi ziyaret ediniz. Eğitim Baykuşu Türkiye’nin en yeni eğitim ve bilgi sitesi.

Benzer Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -

Popüler Yazılar

Son Yorumlar